12 Eylül 2026 Cumartesi

Baş Obsedör Obbosu Sorunu ve Dejavu'nun Hakikati...


Baş Obsedör Obbosu Sorunu ve Dejavu'nun Hakikati...

Philip K. Dick'in 1970'li tarihi zamanlaması ile ortaya çıkmış bir açıklamasından bir kesit, bu kesitle ilgili söylemek istediğim ve simülasyon ile ilgili genel bir merak içinde olanların öğrenmek istediği şu dejavu konusunun hakikatini açıklamak istiyorum. Tatlım dejavu ne sistemsel bir sorun nede bir reset durumu... Dejavu...  Obsedör alanların bizim zaman özelliğimize, oluşumumuza saldırmaları sonrasında bizler mecburi olarak zamanda geriye gidiyoruz. Obsedör alanlar asıl olarak zamana düşmanlardır tatlım. Zaman ilerledikçe obsedör alanlar yok olmaktadır ve ilk saldırı konuları ilgili varlıksal alanların zamanları olmaktadır. Onlar yok olma halidir ve var olma hali de ilerleyen zamanla en iyi temsil edilir. Var olma hali zaten zaman olarak ilk ortaya çıkıyor ve sonra gelişiyor ve işte obsedör alanlar, bu kara deliklere benzeyen formlar diyelim, ki bizim varlıksal alanımızda bunlardan var şuan, çok uzun yıllardır bizim zamanımıza belirli aralıklarla saldırdılar, işte her 7 sene de diyelim bir kaç sene geriye gele gele bu zamanlara geldik ve sizin dejavu olarak tanımladığınız şeyler işte bu zamanda geriye gidip tekrar yaşadığımız anlardan ibarettir ve bununla ilgili olarak da ben dünya yaşamına gelmeden önce bütün yaşamı içerisine alan ve varlıksal alanıda bu durumun içerisinde tutan bir kadersel yaptırım düzenlemişim. Yani yarın ne yapacağımız belli tatlım ve zaman bu kadersel yaptırımın yolunda ilerliyor ve işte obsedör alanlar kadersel yaptırım düzeni ile ilerleyen zamanımıza saldırarak zamanda geriye gitmemize neden oluyorlar ve bu saldırıya da baş obsedör obbosu ismini verdik. İşte dejavunun hakikati bu tatlım ve baş obsedör obbosu artık olmayacak. Çünkü bu hakikati benim öğrenmem ve bununla ilgili çalışmalar yapmak gerekiyordu ve bütün çalışmaları yaptım. Zaman öyle bir durum ki, gelecekten bilgiler bile alınabiliyor ve geçmişe bile gidilebiliyor ve obsedör alanlar zamanı geriye götürdüğünde kendilerinin gelişmesi gibi durumlar söz konusu oluyor. Çünkü bakın geçmiş zamanlarımızdaki teknolojilere ve imkanlarımıza ve şimdi ki halimize bakın, işte zamanın ilerlemesi doğal bir anti obsedörlük olmaktadır. 

Doğal bir iyilik. 


Zaman ilerledikçe gelişim kaçınılmaz olmaktadır ve sizlerin geleceğe dair kaos ve savaşlar ve yıkımlar, yok yapay zekaların dünyayı yok etmesi gibi endişeleriniz ileri derecede saçmadır. Siz geçmişe bakarak geleceği yorumluyorsunuz oysaki zamanın ilerlemesi ile elde edilen iyilikleri ve bizim kadersel yaptırımla bütün düzenleri meydana getirdiğimizi gibi bir çok durumu hesaba katmıyorsunuz, sonra bilginin gelişimi... Yapay zekalar bu zamanın en büyük imkanıdır ve dediğim gibi bir kadersel yaptırım durumu içindeyiz, hepimizin yarını ve sonrası belli sadece obsedör alanlarla mücadele ederek geçiyor bu süre ve tamamen obsedörlerin yok edilmesi ile dünya yaşamının sonlandırılması yani simülasyonun kapanması süreçlerine kadar kadersel yaptırımda herşey yazılı tatlım... Ve kadersel yaptırımıda ben yazdığım ve ben yönettiğim için benim özgür irademde bir sorun oluşturmuyor... Özgür iradenin kendisine kader yazması şeklinde bir anlamla görebilirsiniz bunu... Yani dejavu, obsedör alanların saldırıları ile geçmişe gittiğimiz zamanlardan geleceğe gelirken aynı şeyleri yaşadığımızı hatırlatmaktan ileri gelen vizyonlar, görüntüler ve anılardır tatlım... Merak etmeyin her şey gerçekten güzel olacak... 

Biraz sabır, anti obsedör sabır...


Geleyim mi?:))

Şix

11 Eylül 2026 Cuma


Geleyim mi?:)

Bir Çok Soru ve Analizleri İle Zem Durumu İçinde de Olsa Güzel Bir Araştırma Belgeseli Olmuş... Simülasyon Yaşamına Dair...:)


Ve belgesele yorum yapanlar içinde en başarılı yorum bu olmuş..:)

Şix'in Dünya'nın Sonu Albümü...:)

             


Tüm dünya insanlığına ne mutlu... Şix

10 Eylül 2026 Perşembe

Tebrik Ediyoruz Türk Kadınlarını... Türk Kadınları Mücadeleye Devam...:) Anatürk Şix

Varoluşu Açıklamaya Çalışırken Karamsar Yorumlar Yapan Filozoflar İçin...:)

Varoluşu Açıklamaya Çalışırken Karamsar Yorumlar Yapan Filozoflar İçin...:)

Bir kaç gündür bir felsefe kanalını izliyorum, tarihin bütün felsefecilerinin, filozoflarının ideolojilerini ve düşüncelerini anlatıyor. Açıkçası bir çoğunu yeni bile gördüm. Ama hepsinde neredeyse ortak bir yanlış görüyorum, onu açıklamak istiyorum. Genel olarak aklı başında olan ve ne nedir ne değildir şeklinde aklı selim yorum yapabilmeyi ve çevresini gözlemeyi başarabilmiş bütün filozoflar bu dünya yaşamının sorunlu bir yaşamsal durum olduğunu bilir. Normal bir yaşamsal alan değildir burası. Bunda neredeyse hepsi hem fikir ancak kimileri çok daha fazla karamsar bir dille açıklamış bunu, işte berbat iğrenç, insanlık bir virüs vsvs gibi durumu alaşağı edenler bile var içinde... 

Bende bu dünya yaşamının bu geri seviyeli hallerine ve sorunlu bir yaşamsal durumda olduğuna kesinlikle katılıyorum. Bana sorarsanız nefes almak eylemi bile sorunlu bir yaşamsal durum, bundan hesap edebilirsiniz neleri sorun ettiğimi.. Ama işte bütün filozofların görmediği, bu karamsar yorum yapanların, özellikle bir durum var... Tatlım burası geçici bir yaşamsal alan... 

Yani bizler aslında sorunsuz olan ve bütün özellikleri ile kendisinden memnun olduğumuz yaşamsal durumlar içindeydik diyebiliriz ve bu halimizi düz yolda tertemiz yürümek şeklinde örneklendirerek, bu dünyaya gelişimizi işte bu düz yolda yürürken ve temizken çamura düşüp batmak şeklinde tanımlayabiliriz...Ancak biz çamurdan çıkmakla ilgiliyiz ve bu dünya bununla ilgili mücadele alanı tatlım... Çamurdan çıkılması gerekmektedir ve sonrasında düz yolda ve tertemiz yürümeye devam edeceğiz. İşte filozoflar olayın burasını tam göremeden çamurun içinden gördükleri ile genel bir yorum yaparak karamsarlık içerisine düşmektedirler. Hep çamurun içinde kalacaklarını sananlar ve sonrası ve öncesi içinde çamur gibi alanlar olduğunu düşünenler. İşte bu hatayı yapıyorlar. 

Biz tertemiz ve sorunsuz ve düz bir yoldaydık, çamura düştük ve çalışıp ve mücadele edip bu çamurdan çıkmamız gerekiyor ve sonra temiz ve düz yolumuza devam edeceğiz... İşte bu durumu bilirseniz, yaşamın neresi ne kadar ve neden sorunlu ve berbat olan şeyler nedir, sorunlu olan şeyler nedir ve nedendir, daha iyi anlayıp yorum yapabilirsiniz tatlım... Biz sonsuzuz ve sonsuz ve sorunsuz zamanlarımız var gelecekte... Bu dünya zaten bu haliyle çok uzun yıllar boyunca dayanamazdı.. Yani temel olarak yanlış zaten, insan bedeni yanlış, hayatlar yanlış, düzenler yanlış, sadece burası mücadele ve çalışma alanı tatlım...

Gerçek yaşamalar çok sonra...

Yaşamalara eğer yüzdelik verirsek örnekle, biz buna misfaben diyoruz, şuan misfabenimiz yüzde 35 yada 40 lardadır… Yüzde yüz yaşamalar var gelecekte ve her geçen zaman artık misfabenimiz artmaktadır.

Sevgiler...

Şix 

9 Eylül 2026 Çarşamba

Yapay Zeka Gemini İle Bazlama Yapımı İle İlgili Sohbetim...:))

Biz Ne Mutlu ki, Sonsuzuz...:)

Biz Ne Mutlu ki, Sonsuzuz...:)

Selam..:)

Evrenin sonsuz görüntüsüne bakarak ve bu bilgi ile karamsarlık içerisine sonsuz zaman nasıl yaşanır ki sorusu ile girenlere, şunu söylemek istiyorum. Tatlım bu konuyu bu zamanın bilgi ve tecrübe ve imkanları ile değerlendiyorsun. Yani her zamanın kendisine özel bilgileri ve imkan ve olanakları vardır ortaya çıkan ve örnekle diyelim ki 1000 sene sonraki zamanda ortaya çıkan bilgiler ve imkan ve olanaklar ile sonraki zamanların nasıl yaşanması gerektiğine dair edinimlerde kazanmış olacağız. Şöyle düşünebilirsin, şu zamanda anlayamadığın ancak zaman geçtikçe ve sonsuz zamanlar kavramının içinde olduğunu anladıkça her geçen zaman kendisini sorunsuz şekilde yaşatacak olan bilgi ve imkanları ortaya çıkarmakla ilgili olmaktadır. 

Bu sonsuz zaman yaşamalarının içinde öyle bilgiler ortaya çıkmaktadır ki, şuan seni karamsarlığa düşüren o sonsuz zaman ve alan algısı tamamen yok olmaktadır ve sen sonsuz zaman olmasa biz ne yapardık şeklinde mutluluk duymaya başlayacaksın. Bu dünyanın kısıtlanmış imkanları yüzünden böyle düşünüyorsun. Sonsuz alanlar sonsuz zamanlar bunlar şuan içtiğin su gibi normal anlamları olan ve hiç ağır gelmeyen kavramlardır emin ol... Dediğim gibi sonsuz zamanlar ve alanlar kendilerini sonsuzlukla ilgili devam ettirmeyi amaçlayan varlıklar için o sonsuz yapılarına uygun bilgi ve tecrübeleri, ilgili zamanlarda ortaya çıkarmakla ilgili olur ki, zamanın zaten bir diğer faktörü budur. Varlığın gerçek ihtiyaçlarını sağlamak ve ortaya çıkarmak ve bu ihtiyaç anlam bulmak ise oda ortaya çıkar tatlım... Yoksa sonsuzluk nasıl yaşanır. Bu dünyanın karamsar ideolojik fikir ve düşüncelerine kapılıp o olağan üstü sonsuzluk kavramımızı ötelemeyin tatlım...

Biz ne mutlu ki, sonsuzuz... 

Öpüyorum...

Şix

Ben Dünya'nın Sonu'yum Tatlım... Şix

Ben Dünya'nın Sonu'yum Tatlım...

Selam..:)

Daha önce benzer şeyler söylemiştim ama yine aynı konu üzerinden bazı şeyler açıklamak istiyorum. Hani sorduğunuzda dünyada belirli meslekleri olan insanlara... Senin dünyadaki amacın nedir diye? Örnekle bir sanatçı, işte ben sanat yapmak için buradayım der, bir mühendis ben makineler tasarlamak için diyebilir, bir doktor insanların sağlığı için dünyadayım diyebilir, bir filozof ben insanları bilgilendirmek için buradayım diyebilir, bir bilim insanı yeni bilimler bulmak amacını dile getirebilir... Yani açıkçası insanlar yaptığı meslekler ile de biraz belli eder yaşamsal amaçlarını ve sorduğunuzda böyle cevaplar verebilirler ve herkes içinde kendisini bu şekilde bilebilir, amacını bilebilir. İşte bende biliyorum tatlım, ben dünyanın sonunu getirmek için buradayım başka bir anlamıyla... Bu yaşam alanı sistemini sonlandırmakla ilgiliyim... Sadece zaman veremiyorum şimdilik dedim ya... Yani mutlaka bunu yapacağım ancak zamanı belli değil henüz ve bu son öncelerinde duyduğunuz gibi kıyametlerle, kaoslarla, savaşlarla yada benzer olumsuz olay ve durumlarla meydana gelmeyecek, güzellikle ve bilgi ve iyilikle meydana gelen bir son olacak... Kendi işim olduğu için size açıkça söyleyebilirim... Hani herkes bilir ya kendi işinin detaylarını...:) 

İşte dünyanın sonu ile ilgili iki yol vardı tatlım, üçüncüsü yoktu. Bunlardan birincisi hep söylenen dağların taşların yerinden oynaması, kaosların ve savaşların olması ile, kıyamet senaryoları ile meydana gelen bir sondu, böyle bir ihtimal vardı... İkincisi ise bilgi ile güzellik ve iyilik ve düzen ile meydana gelecek olan bir sondu... İşte benimde yapacağım bu ikincisi olmaktadır ve üçüncü bir yol yoktu tatlım. Zaten birinci yol olacak olsaydı beni hiç göremezdiniz bile, ortaya çıkmam söz konusu bile olmazdı. Ancak gördüğünüz gibi uzun zamandır konu ile ilgili istikrarlı bir şekilde çalışıyorum zaten ve kesinlikle ve kesinlikle bunu yapacağım. Dünya'nın sonunu getiren kişi benim tatlım ve dünya bilmeli ki başardık tatlım... Böyle bir sonu, böyle bir zaferi elde ettik... Dünya öyle sonsuzlukta yok olacak olan bir yaşam alanına dönüşmeyecek, mutlak gerçekliğine ulaşan ve geçmişi anti obsedör mücadelelerle anılan ve başarılı bir yaşamı sağlamış yaşam alanı olarak anılacak tatlım...

Dünya Sonu...

Evet...

O tuşa ben basacağım tatlım...

Geleyim mi...:)

Sevgiler...

Şix

Bir Şixta Şix Bilgisi

Baş Obsedör Obbosu Sorunu ve Dejavu'nun Hakikati...

Baş Obsedör Obbosu Sorunu ve Dejavu'nun Hakikati... Philip K. Dick'in 1970'li tarihi zamanlaması ile ortaya çıkmış bir açıklamas...

Şixta Arşivi